Güllü’nün Ölümü: İddianame Kabul Edildi, Kız Tutuklu Devam Ediyor
Yalova’nın Çınarcık ilçesinde geçen yıl Gül Tut’un evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili hazırlanan iddianame, 18.08.2026 18:43’te kamuoyuna duyuruldu. 3.53 promil alkol tespiti, toksikoloji raporu ve intihar delili olmadığını gösteren tıbbi bulgularla, iddianame olayın kaza olmadığını, bir planın sonucu olduğunu iddialarda bulundu. Güllü iddianame, 1 Ekim’de Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinde ilk duruşma için hazırlık sürecine girdi.
İddianame, Güllü’nün 18,17 metre yüksekliğinden beton zemine çarptığını, kafatası, omur kırıkları ve çok sayıda iç organ yaralanmasıyla iç kanama sonucu öldüğünü ayrıntılı anlatıyor. Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter’in “Yakın akrabayı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istediğini belirtti. Şiddetli bir düşme, kadını 7 saniye boyunca kurtarmaya çalışan iki kişi tarafından seslenmediği raporlar var. Bu, kaza olmadığını, planlı bir eylem olduğuna işaret ediyor.
Olay gecesinde, Tuğyan’ın arkadaşına “Malkata” roman havasını açmasını istediği kaydedildi. Gül Tut, “O ne lan?” diyerek odasına geldi, arkadaşlarıyla birlikte şarkıya eşlik etti. Savcılık, şarkının Gül Tut’u olay odasına yönlendirmek için açıldığını ve bu eylemin tasarlanan bir parçası olduğunu öne sürdü. Telefon kayıtları, Tuğyan’ın “Hadi görüşürüz” diyerek annesini kalça altından kavradığını ve ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığını gösteriyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi’nden ses çözümleme raporu, düşme anından önce üç farklı çarpma ve darbe sesinin bulunduğunu, ikinci ve üçüncü ses arasında 1,9 saniyelik bir süre olduğunu gösterdi. Bu süre, Gül Tut’un pencereden çıkışı ile beton zemine çarpması arasındaki süreyle örtüştü. Olay sonrası adı geçen Sultan Nur Ulu, Gül Tut’un alkollü olduğunu iddia etti, ancak daha sonra ifadelerini değiştirdi. Bu değişiklik, savcılığa olan güveni sarsıyor.
Olay öncesinde, Tuğyan’ın annesini öldürme niyetini gösteren mesajlar ve tanıkların ifadeleri, “Bir gün camdan atıp öldüreceğim” gibi tehlikeli sözleri içeriyor. K. E. ile gönderilen mesajlar, “Annem birazdan kendini atıyor” ifadesini de barındırıyor. Bu, zihinsel hazırlık sürecine işaret eden önemli bir delil olarak değerlendirildi. Evdeki kamera kayıtlarında ise Gül Tut’un pencereden düşmeden önce üç darbe sesi duyulup, 7 saniyelik sessizlik sürekliliği olduğu rapor edildi. Bu, kaza olmadığını pekiştiriyor.
Sonuç olarak, iddianame, Gül Tut’un ölümünün planlı bir eylem sonucu olduğunu, Tuğyan Ülkem Gülter’in ve Sultan Nur Ulu’nun suçlamalarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. İlk duruşma 1 Ekim’de başlatılacak, davacının ağırlaştırılmış müebbet hapis talebinin inceleneceği bekleniyor. Ne zaman kaza olarak değerlendirileceği, ne zaman planlı bir suç olarak belirleneceği, adli süreçler ilerledikçe netleşecek. Bakalım, yargı gidişatı ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber
