Denizden babam çıksa yerim” dönemi bitti, uzmanlar uyarıyor, son 20 yılda sayıları arttı. Yaz mevsiminde hava ve deniz suyu sıcaklıkları yükseldi, sahil bölgelerde tatilciler çoğaldı. Akdeniz’de 20 yılda zehirli ve istilacı deniz canlıları sayısı arttığını söyleyen Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, balon balığı ve aslan balığının yanı sıra uzun dikenli deniz kestanesi, çizgili kedi yılan balığı ve kutu balığı gibi türlerin de ülke kıyılarında görülmeye başladığını belirtti. Sokağa çıktıda, sokağa çıktıda, herkes bu konuda endişelendi.
Doç. Dr. Köşker, balon balığının tetrodotoksinin ısıya dayanıklı olduğunu, pişirilse bile zehrini kaybetmediğini söyledi. “Toplumda yalnızca iç organlarının zehirli olduğu yanlış inanış var,” dedi. “Etinin de zehirli olduğunu gösteren bilimsel çalışmalar var” diye ekledi. “Tüketim ölümcül zehirlenmeye yol açar, derisinde toksin bulunabilir,” dedi. “Özelikle açık yarası olanlar derisine temas etmemeli,” diyor. Gelmiş ti, bu uyarı halk arasında hızla yayıldı.
Dr. Tolga Taymaz ise küresel ısınma ve insan etkisiyle denizde istilacı türlerin arttığını belirtti. Aslan balığı diken temasında ağrı, uyuşukluk, morarma, bulantı, kusma ve kalp ritim bozukluğu görülebilir. 40-45 derecelik suya tutulmalı, yara içinde diken kalıp kalmadığı kontrol edilmeli. Tetonoz aşısı zorunlu. Balon balığı antidotu yok, destek tedavisi uygulanıyor. Gelmiş ti, bu durumun aciliyeti vurgulanıyor.
Uyarı: “Denizden babam çıksa yerim” anlayışı terk edilmeli. Tanımadığımız balıkları tüketmeyi bırakın. Kayalık bölgelerde denize girerken diken batması riskine dikkat edin. Yaz döneminde sahil bölgelerinde sağlık personelinin farkındalığı artırılmalı. Bilgilendirici afişler asılmalı. Sokağa çıktıda, sokağa çıktıda, bu mesaj halkın her köşesine ulaşıyor. [Akdeniz] bölgesinde de benzer olaylar yaşanıyor.
Bakalım bundan sonra ne olacak? Bilinmiyor, ama umut var.
Kaynak: Orijinal Haber