21 Temmuz Salı günü saat 20.30 sıralarnda Kağıthane ilçesindeki Telsizler Mahallesi’nde 24 yaşındaki Bedriye Karaçay’ın öldüğü haberi geldi. Polis, olay yerinde bulunan cenaze üzerine anımsama tuttular. 24 yaşındaki kadın, evde eşi Volkan Karaçay ile yaşadığı tartışmanın ardından ortadan kaybolmuş. Olayın hemen ardından polis, 23 Temmuz Perşembe günü Ümraniye’de yapılan şikayete yanıt vererek Kayıp Şahıslar Büro Amirliği’ne bildirdi. Gökhan G.’nin “Yengeme 2 gündür ulaşamıyorum. Onunla evli olan kardeşim sorunlu biri. Ona bir şeyler yapmış olabilir. Hayatından endişe ediyorum.” şeklinde dilekçesi, soruşturmanın hız kazanmasına yol açtı.
Bediye Karaçay’ın annesi, üç çocuk annesi Bediye Karaçay’ın evinde yaşanan tartışmanın ardından evi terk ettiği iddiasını öne sürmüş. Volkan Karaçay, “Eşimle kavga etmiştik. O da bir taksi çağırarak evi terk etti. Şimdi nerede bilmiyorum.” diyerek polisle iş birliği içinde. Olayın ardından Volkan, 22 Temmuz Çarşamba günü saat 03.45’te evinden ayrılıp Ayazağa’daki ormanlık alana doğru giderken, aynı yoldan hızla dönmekte olduğu tespit edildi. Araçla girdiği alanda, yaklaşık 7 dakika sonra geri dönen Volkan’ın ardından, yol kenarinda Bedriye Karaçay’ın battaniyeye sarılı cesedi bulunmuş. Cesedin ayak kısmında vahşi hayvanlar tarafından tahribat olmuş.
Volkan Karaçay’ın verdiği ifadenin devamında, “21 Temmuz’da saat 20.00-21.00 sıralarında kayınvalidemlerin oturduğu sokakta kız isteme merasimi vardı. Ben de eşim ve çocuklarımla sokakta eğlenceye katıldım. Ben eşime eğlencedeyken sürekli ‘Çocuklara birşey yedirmeyecek misin, saat kaç oldu’ diyordum, eşim bana cevap bile vermedi.” diyerek olayın ayrıntılarını anlatmış. İçinde, “Ben ona ‘Yine sürekli telefonla oynuyorsun, biz başkalarının evinde yemek yemek zorunda mıyız’ dedim. Sözlü olarak tartışmaya başlayınca ben evde bulunan iki çocuğuma da kayınvalideme gitmelerini söyledim ve çocuklarım evden gittiler.” ifadeleriyle olayın büyüklüğünü vurgulamış. Volkan, “O sinirle karşımda duran eşim Bedriye Karaçay’ın boğazını iki elimle sıkmaya başladım. Bedriye’nin hiç sesi çıkmadı. Can havliyle kapıya doğru elini uzattı fakat öldüğü için hareket edemedi.” diyerek cesedeki kan ve nefes eksikliğini gözlemledi.
İfadede, “Bedriye’yi sardığım battaniyeyi hatırladığım kadarıyla ayak kısmından, baş kısmından ve gövde kısmından bağladım ve salonda bu vaziyette bıraktım. Dışarı çıkarak 2 yan sokağımda bulunan sokağa kayınvalidemin evine gittim ve kayınvalidem Durdane’ye ‘Kızın yine evden kaçtı’ dedim.” denildi. Volkan, “Aracın yanına gittiğimde arka sol kapısını açmak için cesedi yere indirdim ve kapıyı açtım. Battaniyeye sarılı cesedini aracın arka koltuğunun üzerine koydum.” diyerek işleme devam etti. Araçla Ayazağa Ormanı’na yöneldiği sırada, “Aracın yönü yukarıya doğru dönük olduğu için sokaktan aşağı inerek caddeye bağlandım. Hatta caddede aracımın gazı bittiği için birkaç dakika kenara çekerek aracı gazdan benzine aldım.” diye tamamladı.
Arama sonuçları, Volkan Karaçay’ın Gültepe’deki evinden Ataşehir’e kaçmış, burada gözaltına alınarak emniyete teslim edilmesinin ardından tutuklanıp cezaevine gönderilmesinin gerçekleştiğini gösterdi. Emniyet kontrolü sırasında Volkan, “Eşim bana cevap vermediği için sinirlendim” şeklinde itirafını teyit eden sözlerini kullandı. Polis ekipleri, olayla ilgili güvenlik kameralarını incelerken, Volkan’ın evde kan gözetimiyle ilgili açıklamalarını da dikkate aldı.
Gelişmeler devam ediyor. Bu tür dramatik olayların ardından, ailelerin ve vatandaş
ların şok içinde kaldığı, sokağın içinde artık gürültü bile duymak zordur. Komşular, akşam saatlerinde bir yanda bekleyerek, bir başka insanın ne yaptığını merak ediyor. Volkan Karaçay’ın polis karargahında verdiği itirafın ardından, emniyet bölümü olayla ilgili tüm kayıtları incelerken, soruşturma ekibi her köşeyi tarıyor. Polisin izlediği izler, 22 Temmuz gecesinde ormanlık alanın hemen yanına sürüklenen aracın, 22:00’da boş bırakılan battaniyenin üzerine kapalı bir gölge gibi gizlenmiş bir şekle dönüştüğünü gösteriyor. Kanaşlı bir anımsama, aktarılan kan izleriyle destekleniyor.
İzleyiciler, “Neden böyle bir şey, bir kadın sadece evde kaldıysa…” diye soruyor, bakışları da evin içindeki boşluklara takılıyor. Volkan’ın “Eşim bana cevap vermediği için sinirlendim” sözleri, duvarlarıyla birlikte bir duygusal çığlık gibi yankılanıyor. Polis ekipleri, göçebe bir av gibi ormanlık alanın her köşesini tarıyor, bir çiçek gibi tozlu kan izlerini sürüyor. Şehri saran bu olay, sokağın efsanelerinden birine dönüştü; herkes “Bu hikaye gerçek mi yoksa bir masal mı?” diye soruyor.
Şu an polis, 24 yaşındaki Bedriye Karaçay’ın evinde bulunan telefonları incelemekle, kayınvalidenin de yerinde kalıp kalmadığını araştırıyor. Kayınvalidenin adı da “Durdane” olarak duyuluyor; o da evden uzaklaşıp, sokağa bir fırtına gibi çıkmış. Olay yerinde bulunan çiçeklerin arasında, bir tanesi bile kalmadı. Çocukların da bir an önce evlerine dönüp, annelerinin gölgesinde saklanması bekleniyor.
İlginç bir şekilde, olayın ardından, polis, Volkan Karaçay’ın evinde bulduğu sarı bezin ve kan izlerinin bir araya geldiği sahneyi “doğal bir sahne” olarak tanımladı. “Kanalın içinde kaybolan bir anı, burada bile görünür bir iz bıraktı” diye ekledi. Olayın sonunun gizemli kalmasına rağmen, polis ekipleri, her adımıyla o günün 20:30’da başlayan bu trajik hikayeyi çözmek için çalışıyor. Bakalım bundan sonra cezaevindeki Volkan ne kadar süre kalacak, ve bu olayın ardındaki gerçekler neler ortaya çıkacak?
Kaynak: Orijinal Haber